29 Mart 2026’da Litohoro’da gerçekleştirilen büyük etkinlikle —ki burası 80 yıl önce “beyaz teröre” verilen yanıtın başladığı ve Demokratik Yunanistan Ordusu’nun (DSE) kurulmasına giden sürecin ilk adımıydı— Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Merkez Komitesi’nin DSE’nin kuruluşunun 80. yılına yönelik etkinlikleri başlatıldı.
Etkinlikte KKE Merkez Komitesi Genel Sekreteri Dimitris Kutsumbas konuşma yaptı ve şunları vurguladı:
“DSE’yi onurlandırıyoruz, çünkü üç yıllık mücadelesi adil, kahramanca ve görkemliydi. Çünkü DSE, yerli ve yabancı sömürücüler ile baskıcıların çıkarlarına karşı, nüfusun ezici çoğunluğunun çıkarlarını temsil ediyordu. İşçi sınıfının ve onun temel müttefiki olan köylülüğün ve kentlerdeki yoksul küçük esnaf kesimlerinin çıkarlarını ifade ediyordu.
Burjuva sömürücü devlet iktidarı o dönemde varlığı için en büyük tehlikeyi yaşadı. DSE, burjuvaziyle, onun tüm siyasi güçleriyle, devletleriyle ve ayrıca İngiltere ile ABD’nin kapitalist devletleriyle karşı karşıya geldi. Bu sonuncuların askeri, ekonomik ve siyasi desteği olmadan, Yunanistan’daki burjuvazi zafer kazanamazdı (...)
Ancak DSE’nin mücadelesi, o dönemde Uluslararası Komünist Hareketin ve KKE’nin kendi stratejisindeki çelişkiler ve zayıflıkların etkisi altındaydı. II. Dünya Savaşı, her iki tarafta yer alan kapitalist devletler açısından —ABD, İngiltere, Fransa bir yanda; Almanya, İtalya, Japonya diğer yanda— emperyalist bir savaş olarak değerlendirilmedi ve komünist partiler tarafından ortak stratejik hedef olarak, savaşın işçi iktidarının kazanılmasıyla sona erdirilmesi açıkça ortaya konulmadı.





