Skip to content

D. Kutsumbas: DSE’nin üç yıllık mücadelesi adil, kahramanca ve görkemliydi

Date:
Nis 1, 2026
ekd-litoxoro-12

29 Mart 2026’da Litohoro’da gerçekleştirilen büyük etkinlikle —ki burası 80 yıl önce “beyaz teröre” verilen yanıtın başladığı ve Demokratik Yunanistan Ordusu’nun (DSE) kurulmasına giden sürecin ilk adımıydı— Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Merkez Komitesi’nin DSE’nin kuruluşunun 80. yılına yönelik etkinlikleri başlatıldı.

Etkinlikte KKE Merkez Komitesi Genel Sekreteri Dimitris Kutsumbas konuşma yaptı ve  şunları vurguladı:

“DSE’yi onurlandırıyoruz, çünkü üç yıllık mücadelesi adil, kahramanca ve görkemliydi. Çünkü DSE, yerli ve yabancı sömürücüler ile baskıcıların çıkarlarına karşı, nüfusun ezici çoğunluğunun çıkarlarını temsil ediyordu. İşçi sınıfının ve onun temel müttefiki olan köylülüğün ve kentlerdeki yoksul küçük esnaf kesimlerinin çıkarlarını ifade ediyordu.

Burjuva sömürücü devlet iktidarı o dönemde varlığı için en büyük tehlikeyi yaşadı. DSE, burjuvaziyle, onun tüm siyasi güçleriyle, devletleriyle ve ayrıca İngiltere ile ABD’nin kapitalist devletleriyle karşı karşıya geldi. Bu sonuncuların askeri, ekonomik ve siyasi desteği olmadan, Yunanistan’daki burjuvazi zafer kazanamazdı (...)

Ancak DSE’nin mücadelesi, o dönemde Uluslararası Komünist Hareketin ve KKE’nin kendi stratejisindeki çelişkiler ve zayıflıkların etkisi altındaydı. II. Dünya Savaşı, her iki tarafta yer alan kapitalist devletler açısından —ABD, İngiltere, Fransa bir yanda; Almanya, İtalya, Japonya diğer yanda— emperyalist bir savaş olarak değerlendirilmedi ve komünist partiler tarafından ortak stratejik hedef olarak, savaşın işçi iktidarının kazanılmasıyla sona erdirilmesi açıkça ortaya konulmadı.

ekd-litoxoro-32

Bu çelişkiler ne yazık ki KKE’nin programında da genel olarak yansıyordu. Parti, silahlı kurtuluş ve sınıf mücadelesinin örgütlenmesinde öncülük etmesine rağmen, devrimci işçi-halk iktidarı hedefini açık ve zamanında ortaya koymadı; bunun yerine kapitalist ve sosyalist sistem arasında bir geçiş iktidarı hedefledi ve böylece Lübnan, Varkiza ve Gazerta anlaşmalarında ifadesini bulan kabul edilemez geri adımlara yöneldi.

Buna rağmen, DSE’nin kazanma olanağı vardı; ancak bunun için KKE’nin 1946 yılı içinde stratejisinde gerekli değişikliği yapması ve silahlı halk mücadelesini ve ayaklanmayı kararlı biçimde, büyük şehirleri merkez alarak örgütlemesi gerekiyordu. Çünkü 1946’da burjuva ordusu henüz yeniden örgütlenmemişti ve içinde KKE ve EAM’a bağlı birçok örgütlü güç bulunuyordu. Aynı dönemde binlerce komünist ve EAM’li mücadeleciler hâlâ serbestti ve burjuva devleti köyleri henüz boşaltmamıştı.

Daha sonra elbette silahlı mücadelenin genelleştirilmesini hızlandırmaya çalıştı. Ancak zaman, son hesaplaşmanın sonucu, DSE’nin etkinliği ve gerekli yedek güçlerin varlığı açısından aleyhte işliyordu. Dünya çapında sınıf mücadelesinin bir dersi şudur: Devrimci bir durumda sınıf çatışması iktidar sorunu için silahlı biçimde ortaya çıktığında, karşı taraf üzerinde kesin zafere kadar sürecek kararlı bir hesaplaşma kaçınılmazdır. Yarım çözümler, kararsızlıklar burada yer bulamaz.”

ekd-litoxoro-23
ekd-litoxoro-15
ekd-litoxoro-27
ekd-litoxoro-46