Skip to content

Venezuela’da demokrasiyi yeniden tesis etmesinden bahsetmesi çok saçma!

Date:
Oca 8, 2026
creation_2181301902

Hükümetin ABD’nin Venezuela’ya emperyalist müdahalesini haklı çıkarmak için sergilediği oyunlar bitmek bilmiyor. Böylece hükümet kadrosu yüzleri biraz olsun kızarmadan şunları söylüyor: “ABD'nin eylemlerine karşı çıkan herkesin diktatör Maduro'yu destekleyebiliyor?” Sağ parti hükümeti YD’nin temsilcilerinin önünde, diğer burjuva, sosyal demokrat güçlerin temsilcileri duruyor. Örnek olarak, eski cumhurbaşkanı ve “solcu” SYRIZA partisinin eski başkanı AleksisTsipras, Venezuela hakkındaki mesajında, ABD müdahalesinin gerekçelerinden biri olan “demokrasiyi” de kullanmayı unutmadı ve bunun "Venezuela'da da sınandığını" belirtti...

Üstelik tüm bunlar, "barış elçisi" ABD Başkanı Donald Trump'ın bile, hiçbir bahane veya samimiyet göstermeden, ABD'nin Venezuela'nın petrolünü ele geçirmekle ilgilendiğini vurguladığı bir dönemde yaşanıyor.

Suudi Arabistan'ı ülkenin stratejik müttefiki ilan eden burjuva Yunan partileri demokrasiden bahsediyor.Aslında, Yunan silahlı kuvvetlerinin bir bölümü bu ülkede kurulmuş olup, Euro-Atlantik planları doğrultusunda bir Patriot füze bataryası işletmektedir. Suudi Arabistan’da, yargı sistemi Şeriat’a (İslam Hukuku)dayanmaktadır ve cezalar kırbaçlama, ampütasyon ve infazdır.2024 yılında 300'den fazla idam gerçekleşti; bu, tüm zamanların en yüksek sayısı.Kadınlar ast konumda muamele görüyor ve katı kısıtlamalara tabi tutuluyor; binlerce göçmen için ise hayat cehennem gibi, baskı ve acımasız sömürünün kurbanı oluyorlar. Rejime yönelik her türlü eleştiri ağır cezalarla karşılanıyor ve medyanın yazdıklarına veya yayınladıklarına yoğun sansür uygulanıyor.

Hepsinin demokrasiden bahsetmesi çok saçma!

KKE,Venezuela'ya yönelik Amerikan emperyalist askeri müdahalesini ilk andan itibaren kınayan, her zaman ve tutarlı bir şekilde Venezuela işçi sınıfının ve halkının ve Venezuela Komünist Partisininyanında yer alarak,onlara karşı alınan çalışma karşıtı ve demokrasi karşıtı önlemleri kınamıştır.Aynı zamanda, KKE, emperyalistlerin yargıladığı kriterlere göre hiçbir başkanı, hiçbir örgütü veya partiyi yargılamadı. NATO, AB, ve genel olarak kapitalist güç ve mekanizmalarının farklı kriterleri var KKE’nin farklı kriterleri var. Venezuela Komünist Partisi tarafından önerilen ve KKE'nin yanı sıra birçok Komünist Parti tarafından da imzalanan, bu ülkedeki gelişmelere ilişkin Komünist ve İşçi Partilerinin Ortak Bildirisinde de altı çizildiği gibi: “Asıl amaç hiçbir zaman insan haklarını savunmak, sözde uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ya da 'demokrasi' söylemi olmadı; bunların hepsi sadece bahaneden ibarettir. Asıl amaç, kapitalist güçler arasında enerji kaynakları, stratejik hammaddeler, ticaret yolları ve pazarların kontrolü için verilen mücadele bağlamında, ABD emperyalizminin jeopolitik ve ekonomik çıkarlarını Venezuela ve bölgeye doğrudan dayatmaktı”.

 

Venezuela'da neler başarısız oldu ve neden ABD tarafından hedef alındı?

Ve ayrıca, Venezuela’daki gelişmeler vesilesiyle “sosyalizmin sözde bir kez daha, bu kez Venezuela’da başarısız olduğu” iddiasını yeniden gündeme getirenler de eksik olmadığı için, Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Merkez Komitesi Genel Sekreteri DimitrisKutsumbas’ın, geçtiğimiz yılın sonlarında gazeteci PanosHaritos’a verdiği kapsamlı röportaja değineceğiz. Orada, diğerlerinin yanı sıra, kendisine şu soru yöneltildi: “Chávez’in sosyalist modeli mi başarısız oldu, yoksa alternatif öneriler küresel ekonominin denetim mekanizmaları karşısında mı etkisiz kalıyor?”

KKE MK Genel Sekreteri cevabında şunları vurguladı: “Özünde mesele şudur ki, kapitalizm de her toplumsal-ekonomik sistem gibi çelikten yasalara sahiptir. Kapitalizmi ‘21. yüzyıl sosyalizmi’ diye adlandırsan ve bazı işçi kesimlerine ekmek parasını fazla versen bile, onun acımasız ve sömürücü doğasından kaçamazsın. Chávez ve elbette daha da açık biçimde sonrasında Maduro, ‘devrim’ ve ‘sosyalizm’ üzerine büyük laflar etmiş olabilirler; ancak Marx ve Lenin’den bu yana bilinmektedir ki devrim, Venezuela’da hiçbir zaman gerçekleşmeyen derin toplumsal ve siyasal değişimleri gerektirir. Bu, yumurtaları kırmadan omlet yapmaya benzer. Olur mu? Ayrıca ülke ve ekonomisi kâr temelinde işlediği sürece, emek gücü meta olmaya devam ettiği sürece, ülke küresel kapitalist ekonomiyle bu kadar iç içe olduğu ve daha güçlü oyuncuların rekabetlerinde ‘top gibi’ savrulduğu sürece, ‘antiemperyalizm’ kelimesini kaç kez dile getirirsen getir, bir fayda sağlanmayacaktır.”

KKE MK Genel Sekreteri, ayrıca "Trump neden Caracas'ı tehdit ediyor ve neden orayı hedef alıyor?" sorusunu da yanıtladı ve şunları belirtti:

“ABD’nin son dönemde yayımlanan ‘Ulusal Güvenlik Stratejisi’ne şöyle bir bakış, yanıtı veriyor: Bu yanıt, Batı yarımkürede Amerikan egemenliğinin sözde ‘yeniden tesis edilmesi’nde yatıyor. Peki bu egemenlik kim tarafından sarsıldı? Veriler, Çin’in özellikle Güney Amerika’da ticari varlığını hızla güçlendirdiğini gösteriyor. Çin artık Güney Amerika’nın en büyük ticaret ortağı, Orta Amerika, Güney Amerika ve Karayipler genelinde ise ABD’den sonra ikinci sırada. Dolayısıyla ‘ABD Güvenlik Stratejisi’, Amerikan kıtası için de halklar açısından daha da tehlikeli bir aşamaya, küresel emperyalist sistemde liderlik mücadelesinin daha da sertleştiği bir döneme geçişi işaret ediyor.”