KKE Merkez Komitesi Genel Sekreteri Dimitris Kutsumbas, 10 Haziran 2026 tarihinde parlamentoda Anayasa Değişikliği sürecine ilişkin yapılan görüşmelerde yaptığı konuşmada, KKE'nin daha ilk andan itibaren hem hükümetin Anayasa Revizyonu konusundaki gerici önerilerini hem de izlenen kabul edilemez süreci teşhir ettiğini vurguladı.
Kutsumbas, sözde hukuk devletinin güçlendirilmesi ya da Avrupa normalliğine dönüş ve hükümet değişikliği gibi sahte ikilemlerin arkasına saklanılarak hükümet ile muhalefet arasındaki uzlaşının gizlenmeye çalışıldığını belirtti. Ona göre taraflar, halkın yaşadığı gerçek sorunlardan uzaklaştıran "rahat bir karşıtlık" ve "yanıltıcı bir tartışma" yürütmektedir. Bu sorunlar ise ülkenin emperyalist savaşlara daha derin biçimde dahil olması ve yeni bir kapitalist ekonomik kriz olasılığı koşullarında daha da ağırlaşmaktadır.
Sistemin bütün partilerinin halklar açısından tehlikeli hedeflerde uzlaştığını vurgulayan Kutsumbas, bunlar arasında sermayenin kârlarını büyütmeye yönelik yatırım planlarının desteklenmesi, Avrupa Birliği'nin kabul edilemez mevzuatının daha da güçlendirilmesi ve bakanlara tanınan dokunulmazlıkların korunması gibi konuların bulunduğunu ifade etti. Gerici hedeflerin hayata geçirilmesi için "siyasi istikrar" gerektiğinin savunulduğunu belirten Kutsumbas, bunun halk için güvensizlik ve istikrarsızlık anlamına geldiğini söyledi. Partilerin işleyişi üzerindeki denetimin artırılmasını, medya üzerindeki sansürün genişletilmesini ve halkın sosyal hak ve özgürlüklerine yönelik saldırıların yoğunlaştırılmasını amaçlayan önerileri sert biçimde eleştirdi.
"Halkın kazanabilmesi için sermayenin kaybetmesi gerekir" diyen Kutsumbas, ülkenin devasa bir Amerikan-NATO üssüne dönüştürülmesini destekleyen gerici anayasal düzenlemelerin kaldırılmasını önerdi. Ayrıca, armatör sermayesine sağlanan kışkırtıcı vergi muafiyetleri ve ayrıcalıkları öngören maddenin kaldırılmasını, tamamen kamusal ve ücretsiz sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik sisteminin anayasal güvence altına alınmasını, çevrenin korunmasını, çalışma ve sendikal hakların savunulmasını ve herkes için kalıcı ve güvenceli iş hakkının tanınmasını talep etti.
Konuşmasının sonunda şunlara da değindi:
"Bütün bunlar, halkın kendi mücadelesiyle dayatacağı taleplerdir. Halk, sizin zorluklarınızı büyüterek, sisteminizin istikrarsızlığını artırarak ve bütün bunlara yönelik sorgulama akımını güçlendirerek bunu başaracaktır. Örgütlü mücadelesiyle ve KKE'yi güçlendirerek, sömürünün, yoksulluğun ve savaşların bu çürümüş sistemini süpürüp atacaktır."
